Arkadaşlık güzel huyun meyvesidir. İnsanlarla dostluk kuramamak kötü huyun
neticesidir. Güzel ahlak, birbirini sevmeyi, kötü ahlak düşmanlığı gerektirir.
Güzel ahlakın dinimizde mühim yeri vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İnsanları Cennete sokan Allah korkusu ve güzel ahlaktır.) [Hakim]
(İnsanoğluna verilen en güzel şey, güzel ahlaktır.) [İbni Mace]
(Güzel ahlak, gelmeyene gitmek, kötülük edeni bağışlamak, vermeyene vermektir.)
[Beyheki]
(Ahlakı güzel olan kimseyi, Cehennem ateşi yakmaz.) [Taberani]
(Bana en yakın olanınız, ahlakça en güzel olan ve etrafındakilerle hoş
geçinenlerdir. Bunları herkes sever, bunlar da herkesi sever.) [Taberani]
(Mümin, ünsiyet eder ve kendisiyle ünsiyet edilir. Yani, sevilip kendisiyle iyi
geçinilir. İyi geçinmeyen ve kendisiyle geçinilemeyen kimsede hayır yoktur.)
[Hakim]
(Allah için dost olan iki arkadaş, buluştukları zaman, biri diğerini yıkayan iki
el gibi, biri diğerinden istifade eder.) [Deylemi]
(Allah için dost olan kimseyi, Allahü teâlâ, Cennette hiçbir ameli ile
ulaşamayacağı yüksek dereceye yükseltir.) [İbni Ebiddünya]
(Allah için seven iki arkadaştan en iyisi, arkadaşını daha çok sevendir.)
[Hakim]
(Kıyamette Arşın etrafında, yüzleri ayın 14ü gibi parlayan insanlar için
kürsüler kurulur. Herkes feryat ve figan ederken onlar sakindir. Herkes korku ve
dehşet içinde iken onlar üzülmez. Onlar, Allah için birbirini sevenlerdir.)
[Hakim]
(Arşın etrafında nurdan kürsüler vardır. Burada nur gibi parlayan insanlar
bulunur. Peygamberler ve şehitler bunlara gıpta ederler. Bu kimseler, Allah için
birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.)
[Nesai]
(Allahü teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi
kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim
için erenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım edenler,
muhabbetimi kazanmıştır.) [Hakim]
(Allahü teâlâ kıyamet günü buyurur ki: Benim azametim için birbirini sevenleri
hiçbir himayenin bulunmadığı bugün, rahmetim altında himaye ederim.)
[Müslim]
(İmanın temeli ve en kuvvetli alameti, hubb-i fillah ve buğd-i fillahtır. Yani
Müslümanları sevmek ve Müslümanlara düşmanlık edenleri sevmemektir.) [İ.
Ahmed]
Cenab-ı Hak, İsa aleyhisselama buyurdu ki:
(Eğer yer ve gökte bulunan bütün mahlukatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı
sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [İ.
Gazali]
İsa aleyhisselam buyurdu ki:
(Allah düşmanlarına buğzedip, Allahü teâlânın sevgisini kazanın! Onlardan
uzaklaşarak Allah’a yaklaşın! Onlara kızarak Allah’ın sevgisini arayın!
Gördüğünüz zaman Allahü teâlâyı hatırlatan, sözü ile iyiliklerinizi artıran ve
sizi iyiliğe teşvik edenlerle arkadaşlık ediniz!)
Allahü teâlâ Musa aleyhisselama: (Kendine dost ara! Herhangi bir arkadaşın,
seni benim sevgime teşvik etmezse, o senin düşmanındır) buyurdu.
Davud aleyhisselama da şöyle buyurdu:
(Kendine dost ara! Beni sevmekte sana uymayanlarla arkadaşlık etme! Çünkü
onlar senin düşmanındır, kalbini karartır ve seni benden uzaklaştırmaya
çalışır.) [İ. Gazali]
(Allah katında en sevgiliniz, ülfet edip, kendisiyle ülfet edilendir. Yani
kendisiyle iyi geçinilendir. En kötünüz de kovuculuk eden, dostları birbirinden
ayıranınızdır.) [Taberani]
Hazret-i Ali, (Dost edinin! Onlar sizin için dünya ve ahiret sermayesidir)
buyurdu.
İbni Ömer hazretleri buyurdu ki:
(Her gün oruç tutsam, her geceyi ibadetle geçirsem, malımı Allah yolunda
harcasam, fakat gönlümde Allahü teâlâya itaat edenlere karşı bir sevgi, isyan
edenlere karşı da bir nefret duygusu yoksa, bütün yaptıklarım faydasızdır.)